27 Kasım 2012 Salı

Nerde Kalmıştık?

Madem Müslüm Baba'da kalmışız oradan devam edelim..


çaykur'un talihsizliği.. 

evet talihsizlik çünkü;

kardeşim celebirty dediğimiz şey öyle iyi mi kötü mü anlayamıyosun işte.. alenen kavun değilki koklayıp alasın.. yaptığı işlere bakıyorsun, kime seslendiğine bakıyorsun, markana nasıl bir değer katar ona bakıyorsun,  hazırlanan reklam konseptine bakıyorsun vs vs .. öyle patron istedi geldi durumu yok yani.. ajanslar oturuyorlar hazırlanıyorlar bütçelendiriyorlar sunuyorlar beğenilmiyor bir daha sunuyorlar bir daha bir daha derken bir sonuç çıkıyor. 

çaykur'da bunu yaptı zaten.. oturdu ajansla çalıştı düşündü taşındı karar verdi.. Müslüm Baba'da çaysever olduğu için böyle yabancı gelin efenim liptona gönderme yerli sarı vs yakalamışlar bir yerden.. güzel de olmuş hani..

bildiğimiz lipton sarısını çay ile özdeşleşmesinden rahatsız olan çaykur , Türkiyenin gerçek çayı budur demiş ecnebi çaylara meydan okumuştur:)

ki ilk reklamlar beğenilmiş yabancı gelinin benzetmeleri , işte görümcenin kaşık, çocukların şeker kaynananın demlik vs olduğu reklam baya ilgi toplamıştır.

bu yüzden bütçeler arttırılmış satın almalar yapılmış, medya planlamaları oluşturulmuş pazarlama stratejisi oluşturulmuştur. 
herşey buraya kadar tamam.. müşteri mutlu müslüm baba mutlu türk izleyicisi mutlu.. ama gel gelelim müslüm baba'nın hastalığı sonrası işler karışmıştır... 

şimdi ,
müslüm babaya doktorları defalarca sigara içmesini yasaklamışken, müslüm baba içtiyse bunun sorumlusu kendisidir. bu konuda hem fikiriz sanırım sayın okuyucu.. çaykur zorla sigara içirtmedi ya bu adama..

neyse.. diyeceksin ki eee çaykur saygı göstersin çeksin reklamlarını,

sen pazarlama bütçesi nedir bilir misin sevgili okuyucu? 1 atımlık kurşunun olduğunu bilir misin? o bir atımlık kurşunla pazardaki payını büyütmek istemek hayal kurmak, para harcamak ,kazanmadan harcamak kazanacağını ummak nedir bilir misin??

bilemezsin.. bilsen bunu söylemezsin.. 

planlanan kampanya içerisinde kriz yönetimi gereğince müslüm babaya saygı gösterilip acil şifalar dilenmiştir. ama bu reklamı geri çekmek için bir sebep değildir. çaykur tarafından gerekli destek müslüm babaya verilmiştir diye düşünüyorum.


yani seyirci izleyici eleştirmen neysen artık.. THE SHOW MUST GO ON!! anlayacağın!

çok mu gaddar ve paragözüm sence.. o zaman çayın nasıl ekildiğini, biçildiğini ,toplandığını üretildiğini ne kadara mal olduğunu bunun içinden zorla ayrılmış pazarlama bütçesini göz önünde bulundurursak pek paragöz olmadığımı anlayacaksın. çay dediğiniz şey düşündüğünüz kadar basit değil.. bu işi pazarlamak düşündüğünüzden de zor.. bi zahmet hatırlayın bunu..

son olarak;

sosyal bilinci gelişmiş izleyiciler.. ekranda her bu reklam gördüğünüzde keyifle izleyin ve müslüm baba için dua edin yeter.. 





5 yorum:

  1. Önce kendimizi eleştirelim sayın yazar:
    'kardeşim celebirty dediğimiz şey öyle iyimi kötümü anlayamıyosun işte..'

    mi, mu ayrı yazalım.

    'kardeşim celebirty dediğimiz şey öyle iyi mi kötü mü anlayamıyosun işte..

    YanıtlaSil
  2. sevgili okuyucu.. düzeltmeniz için teşekkür ederim.. bir sonraki yazılarımı gaza gelmeden daha dikkatli yazmaya çalışacağımı umut ettiğimi belirtmek isterim:))


    sevgiler..

    not: bahsettiğiniz yer düzeltilmiştir..

    YanıtlaSil
  3. Burada 'pazarlama bilirim' havasına girmeden önce hemen ilkokula başlıyoruz.
    'sen pazarlama bütçesi nedir bilirmisin sevgili okuyucu? 1 atımlık kurşunun olduğunu bilirmisin? o bir atımlık kurşunla pazardaki payını büyütmek istemek hayal kurmak para harcamak kazanmadan harcamak kazanacağını ummak nedir bilirmisin??'

    Misin de ayrı yazılır. Soru ekleri ayrı yazılır.

    YanıtlaSil
  4. Benim gibi Türkçe'yi doğru kullanalım gıcıkları çıkabilir.

    YanıtlaSil
  5. estağfurullah.. düzeltmeler için ayrıca teşekkür ederim.. belirttiğiniz düzenlemeleri de yapmış bulunuyorum.. ve bir sonraki yazılarımda da daha dikkatli olurum..

    naçizane yazı ve önerilerimin düzgün bir şekilde okuyuculara ulaşmasına özen göstermem gerek..

    YanıtlaSil