9 Haziran 2011 Perşembe

Müslüm Baba ve enfes donduYma!!! ve küçücüüükkkk hande yener!!!

Olmadııııııı!! bize yakışmadı.. müslüm babayada yakışmadı... çıksaydı aslan gibi muhteşem sesi ile söyleseydi "panda" şarkısını.... arabesk yorumunu dinleseydik.. babamız çocuklara ninni söyler gibi söyleseydi ya!!!


sevgili reklamcı arkadaşlarım.. müslüm babaya bunu yapmaya nasıl kıydınız???? allah aşkına???

hangi arkadaşın aklına geldi merak ediyorum bu  "R" leri "Y" yaparak çocuk taklidi yaptığını sana bir müslüm baba!!! adı üstünde müslüm BABA!!! onu çocuk yapmaya nasıl kıydınız ya????




Birde aynı arkadaş  sevgili güzel başarılı sanatçımız Hande Yener'i sen tut ilk söylediği şarkı olarak "Panda" şarkısı olduğunu idda et!!! abicim, atiye desen anlarım, ne bilim tuba ünsal de, pelin karahan de, ama en azından 1982 ve/veya daha genç doğumlu birilerini bul be kardeşim!!!

allah aşkına 1984 yılında piyasaya giren "panda " dondurmasının şarkısı nasıl oluyorda 1973 yılında doğan ve "panda" dondurmalarının piyasaya çıktığı yıl 11 yaşında olan insanın ilk söylediği şarkı olabiliyor?????


çok meraklardayım!!! cast seçimini yapan arkadaşa saygılar sunarım!!!




7 Haziran 2011 Salı

HIRSIZLIK YAPMAYIN KARDEŞİM!!!

 efendim.. uzun zamandır ayrıyız.. bunu telafi edeceğiz hiç merak etmeyin...

hatta bu telafiye reklamcılıkta en uyuz olduğum şey yani "hırsızlık" ile başlayalım..

kopyayı anlarım, yurtdışında yapılmış reklamı türkçe seslendirmeyide, sonra ne bilim benzetme anımsatma özendirme vs vs hepsini anlarım.. ama hırsızlık ayıp be kardeşim!!! hadi müşteri salakta sizde kendinizi salak yerine koymadınızmı?? abuk subuk hergün şikayet alan hani o sevgili rakibiniz 118 33 e bir defa daha alkış istiyorum.. özgün oldukları için.. gıcık oldukları için.. ama kendileri oldukları için..

unutmayın sayın reklamcı arkadaşlarım!!! en kötü fikir hırsızlıktan iyidir....


sevgili okuyucu izle ve gör!!!


 

28 Şubat 2011 Pazartesi

TADELLE NOSTALJİ

çok basit..

herkes gergin.. maç hazırlığı.. nefesler tutulmuş.. arka fonda "türkiye  türkiye" sesleri yükseliyor.
bir minik elinde birşeylerle içeri giriyor ve hiçbirşey söylemeden tüm oyunculara tadelle vermeye çalışıyor.. ve hepimizin aklında yer eden replik:

hey arkadaş.... SAĞOL!!!
o zamanların en kapsamlı , bütçeli reklamlarından bir diyebiliriz. çekim güzel, gereksiz metin yok.. şimdiki futbolcu oyunculara göre biraz daha az inandırıcı yüz ifadelerini saymazsak zamanın en başarılı reklamlarından bir tanesi olduğunu düşünüyorum.. en önemlisi de herkes tanınıyor ama reklam filmi tek bir kişi üzerine kurgulanmamış. kim ne kadar görünmesi gerekiyorsa o kadar görünüyor.

özlemişim.. paylaşayım dedim..

25 Şubat 2011 Cuma

KIRMIZI ÖDÜL TÖRENİ




her yıl büyük umutlarla gittiğim bir ödül töreni olmasına rağmen hala oturamamış bir organizasyon olması beni şaşrıttı.
şimdi hemen kötüleme diyebilirsin sayın okuyucu ama soruyorum sana;
sahnede ödül alacak ve/veya verecek olanların lcv leri alınmamışmı? hadi alacaklar süpriz olsun ama verecekler bellidir değilmi? sunucunun gereksiz şekilde birilerini anons edip gelmeyişini beklemesi organizasyonda bir lekedir.
ikincisi;
artık şu organizasyon yerini değiştirme vakti değilmidir?
mekan güzel şık olabilir ancak gelen kişi sayısına biraz yetersiz kalıyor sanki?? ve saatler geçtikçe havalandırma problemini ciddi şekilde hissedebiliyor tüm davetliler..
sunucu hakkında yorum yapmayacağım sadece son anda sunucu olmuş sanırım. kendisi bile habersizdi sunucu olacağından. öyle bir izlenim bıraktı bende..
bir diğeri; böyle büyük bir organizasyonda girişteki işlerin çözünürlük problemini hiçmi kimse görmedi acaba? gayet büyük bir alana oranla küçük basım ve düşük kalite basım işlerin yazılarını anlayabilmek için hemen hemen herkes 15 cm mesafeye kadar yaklaşmak zorunda kaldı. bazı işler ise anlaşılamayacak kadar kötü basılmıştı.
ses düzenine gelince itiraf etmeliyimki geçtiğimiz yıla nazaran ses düzeyi daha anlaşılabilirdi. haklarını yememek gerek.
hep mi kötüydü derseniz hayır tabiki.
örneğin bu sene ödül alan işlerin daha titizlik ve yandaşçılık olmadan seçildiği kanaatindeyim. tebrikler sayın juri.. seneye aynı titizliği bekliyor olacağız.
ve son olarak trajik bir şekilde hayata gözlerini kapayan Murat ÇETİNTÜRK anısına düzenlenen sunum başarılı ve bir o kadar da duygusaldı. hatırladığınız ve o ölğmsğz reklamları bize de hatırlattığınız için teşekkürler. zuzu....

kısaca bir ödül töreni daha öyle veya böyle geçti. gelecek yıl organizasyonda az biraz daha dikkat edilirse sanırım çok daha etkin bir ödül töreni olacak..

not: özellikle resmi küçük bulup büyük kullandım ki neler çektiğimiz anlaşılsın...

26 Ocak 2011 Çarşamba

neden yazıyorum diye soranlara?

sen kimsin? nesin? neden yazıyorsun? ne haddine? diyenlere cevabım;

ben benim! kendimi bildim bileli reklam izler incelerim, birde güzel sanatlar mezunuyum birde görsel iletişim okudum.. üstüne kişilik analiz sertifikaları sahibiyim, en büyük reklam veren firmada da çalıştım, en büyük firmalara reklam veren ajanslarda da...eh daha ne diyeyim..

yalakalık yapmam, öyle büyük ajanslara takılmama, yönetmeni kimmiş umursamam,parasına hiç aldırmam.kısaca ben bu işin objektif kelimeleriyim..

reklamcadısı...